MANİSA

Manisa Tarihi

Türkiye’nin bir ili ve en kalabalık on dördüncü şehri. 2015 TÜİK verilerine göre 1.380.366 kişi Manisa’da yaşamaktadır. Anadolu Yarımadası’nın batısında, Ege Bölgesi’nin ortasında yer alır. Doğudan Uşak ve Kütahya, Güneyden Aydın ve Denizli, Kuzeyden Balıkesir ve Batıdan İzmir ile komşudur. 27°08’ ve 29°05’ doğu boylamları ile 38°04’ ve 39°58’ kuzey enlemleri arasında yer alır. 17 ilçesi bulunur. Toplam nüfus bakımından İzmir’den sonra Ege Bölgesinin 2. büyük ilidir. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile büyükşehir olmuştur. “Şehzadeler Şehri” olarak da adlandırılan yerleşim, mesir macunu, sultaniye üzümü ve Manisa Tarzanı ile tanınır. Antik çağda “Magnesia”, Roma İmparatorluğu döneminde tam ismiyle “Magnesia ad Sipylum” olarak anılmıştır. Şehir, Spil Dağının eteklerinde kurulmuştur. Gediz Nehrinin büyük bir bölümü il sınırları içerisinden geçmektedir.

Osmanlı Dönemi

Manisa, 1412 yılında Osmanlı egemenliğine girdikten sonra, Saruhan Sancağı adıyla anılarak, idari bir birim haline getirilmiştir. Şehir, özellikle 1437-1595 yılları arasında Osmanlı şehzadelerinin saltanat tecrübesini kazandıkları önemli siyasi eğitim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Manisa’da II. Murad, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmet ve I. Mustafa gibi sonraları tahta da oturan Osmanlı padişahlarının da içerisinde olduğu 16 şehzade bu dönemlerde sancak beyliği yapmışlardır. Manisa ve çevresinde Osmanlı idaresi altında nispeten sakin bir dönem geçmekle birlikte 17. yüzyılda Kalenderoğlu, Birgili Cennetoğlu gibi isyancılar ile Yusuf Paşa ve İlyas Paşa gibi devlet görevlilerinin saldırı ve yağma hareketlerine maruz kaldı. 1833 yılında kısa süreli Kavalalı İbrahim Paşa komutasındaki Mısır egemenliği görüldü.

Kurtuluş Savaşı Dönemi

Manisa şehri Yunan ordusu tarafından 26 Mayıs 1919’da işgal edildi ve 8 Eylül 1922 tarihinde Türk ordusu tarafından geri alındı. Yunan ordusu Batı Anadolu’dan geri çekilirken yakıp yıkma taktiği uyguladı.[3] Orta Doğu tarihçisi Nettleton Fisher konu hakkında, “Geri çekilen Yunan ordusu bir yakıp yıkma politikası benimsedi ve önüne gelen bütün savunmasız Türklere karşı vahşilikler uyguladı.” yazdı.[4] İskoçyalı tarihçi Kinross Yunan geri çekilişini, ” Zaten onun (Yunan ordusu) önünde bulunan çoğu mahalle harap içindeydi. Tarihi kutsal şehir Manisa’da 18 bin binadan sadece 500’ü ayakta kalabilmişti.” sözleriyle tasvir etmiştir.
Türkiye’de en çok üzüm, pamuk, tütün ve zeytin yetiştiren il Manisa'dır. Tarım alanında zirvede bulunan Manisa'nın ayrıca Kehribar renkli çekirdeksiz üzümü dünyada meşhurdur.

Tarım Ürünleri

Manisada en fazla yetişen Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, mısır, pirinç, nohut, bakla, tütün, pamuk, susam, karnabahar, kereviz, domates, patlıcan, pırasa, kabak, biber, fasülye, ıspanak ve bol miktarda lahanadır.
Ayrıca Türkiye’de kereviz ve karnabahar en çok Manisa’da yetişmektedir.

Manisa ilinde Meyvecilik çok gelişmiştir. Ülkemizde kurutmalık çekirdeksiz üzümün en çok yetiştiği yer de Manisa’dır. Üzümün ana vatanı kabul edilen Manisa'da, Türkiye üretiminin % 85’i yetişir. Üzüm meyvesi de en önemli tarım ürünüdür. Manisa’da yetişen diğer meyveler ise şeftali, kiraz, kayısı,zeytin, badem, armut, ceviz, kestâne ve nardır.

Manisa Meşhur kavun ve karpuzlarıyla Türkiye’de dördüncü sıradadır. Türkiye’deki bütün üzüm, tütün ve pamuk üretiminin dörtte biri, zeytin üretiminin sekizde biri, zeytinyağı üretiminin onda biri Manisa ilinde yapılmaktadır. Ülkemizdeki yetişen tütünün % 75’i de Manisa’da yetişir.